E-Mail

info@nuketeroglu.com

بريد إلكتروني

info@nuketeroglu.com

Alloblast

Alloblast nedir

Alloblast Nedir?

Bağ dokusu, mezodermden köken alan ve organizmada en yaygın bulunan dokudur ( Epitel, Kas, Kemik, Sinir). Hücreler doğumdan sonra ilk 4 ayda farklılaşarak yeni bir hücresel kimlik kazanır. 1 günlük yeni doğan sünnet derisinden elde edilen mezenkimal bağ dokusundan elde edilen fibroblast hücrelerinin, yüksek teknolojiye sahip laboratuvar ortamında biyomühendislik teknikleri ile ayrıştırılarak kişinin ihtiyaç duyduğu bölgeye enjekte edilmesine dayanan  tedavi yöntemine ‘ALLOBLAST KÜLTÜRÜ ile GENÇLEŞME’ denir. Her sünnet derisi bu teknik için uygun değildir; 1 tane alloblast kültürü hazırlamak için ortalama 400 donörün sünnet derisi serolojik testlerden geçirilir.Mezenkimal Hücreler:FibroblastMakrofajlarYağ hücreleriPlazma hücreleriMastositlerPigment HücreleriKan Hücreleri( Lenfosit, Monosit, Nötrofil, eozinofil )Mezenkimal kökenli fibroblast hücreleri, teknoloji sistemine sahip GMP onaylı sıfır partikül laboratuvarda, milyonlarca yeni farklılaşmamış hücre üretim tekniğine özgü kritik prosesler dahilinde üretilir. Üretilen fibroblast hücreleri Sağlık Bakanlığı’nın ve Avrupa Standartlarının belirlemiş olduğu kalite kontrol süreçlerinden geçerek uygulamaya hazır hale gelir. Hasta kliniğe gelir, ciddi topikal anestezik krem ile uyuşturulur. Alloblast kültürü  hastanın istenilen bölgesine enjekte edilir. Alloblast uygulaması tek seanstır. Alloblast tedavisinin diğer tedavilerden çok farklı olduğu, içerisinde kolajen ve elastin üreten milyonlarca fibroblast hücrelerini içerdiği unutulmamalıdır. Fibroblastlar, cildin alt tabakasında bulunan bağ dokusunu oluşturan (elastin ve kollajen üreten) temel hücrelerdir. Zamanla bu hücrelerin ölmesi nedeniyle bağ dokusu çökmeye başlar; cildin dinç ve genç görünümü yavaş yavaş kaybolur. Bu şekilde ciltte yaşlanmaya bağlı sarkma ve kırışıklıklarda artma görülür. Gençleşme tedavilerinde cilt altındaki dokulara allogenik fibroblast kültürü yapılarak yapısal destek verilir; kök hücrelerin ihtiyaç olan hücreye farklılışmasıyla proliferasyon sağlanır.

Fibroblast Nedir? Allogenik Fibroblast Kök Hücre Tedavisi Nedir?

Fibroblastlar, cildi onarmak için kolajen taşıyan cildin alt yapısını oluşturan hücrelerdir.Fibroblastlar, cilt doku mimarisini yaratmada, düzenlemede ve onarmada kritik bir etkiye sahiptir.

Dermisin ana hücreleri olan fibroblastlar mezenşimal kökenlidir ve dokunun yenilenmesiyle onarımından asıl sorumlu olan ana hücre gurubudur. Fibroblastlar doku iyileşmesi ve onarımı sırasında myofibroblastlara dönüşmektedir.  Bu dönüşümün kontrolü kan hücreleri olan plateletler tarafından salgılanan TGF-β tarafından düzenlenmektedir. bağ dokunun temel hücresi olup şekli yassı uzun ve ovaldir. 1-2 çekirdekli olabilir, çekirdekleri limon çekirdeği gibidir, sitoplazması uzantılıldır ve her hücre gibi organizmada çok önemli görevleri vardır. Bunlar içinde en önemlisi hücrelerin içinde bulunduğu yapıyı oluşturmaktır. Cilde parlaklığı, yumuşaklığı ve esnekliği veren hücreler arası bu destek yapı kollajen ve elastin liflerden oluşmaktadır. Fibroblastların görevi ise, cilt için son derece önemli olan bu maddeleri üretmektir. Fibroblastın bir başka önemli görevi de, ciltte bir yaralanma olduğunda organizmanın yarayı tedavi eden sistemini harekete geçirmektir.

Fibroblast büyüme faktörleri;
  • Hücre çoğalması ve hücrenin hayatta kalması gibi birçok işlevden sorumlu olan önemli hücresel sinyal yollarını belirler.
  • Geniş bir polipeptit büyüme faktörleri ailesini oluşturur. Hücreleri hasardan koruyarak iyileşmeyi düzenleyen çok çeşitli biyolojik fonksiyonları kontrol eder.
  • Doku onarımında ve yaralanmaya yanıtta önemli işlev görür. Vücutta spesifik roller oynadığı bilinen fibroblast büyüme faktörleri, DNA hasarına karşı koruma için benzersiz bir kapasiteye sahiptir.
  • Çok sayıda cilt sorunu ve hasarında, yara iyileşmesi gibi birçok doku onarımında önemli rol oynar. Doku yaralanması sonrasında fibroblastlar, yeni kolajen oluşumunu destekleyecekleri ve iyileşme sürecini kolaylaştıracakları yıkım alanlarına akın ederler.
  • Fibroblastların görünümü, işlevlerine ve etki bölgelerine bağlı olarak değişir.  Bu sayede birçok tedavi başarısı ile dikkat çekerler.
  • Fibroblastlar hücreler için çok önemli yapısal destek sağlar ve işlevleri üzerinde çok önemli etkiler yaparlar. Hücreler için güçlü bir yapı sağlamanın yanı sıra onların işlevlerini belirlemede de kilit rol oynayan proteinlerin birincil kaynağıdırlar.

Fibroblast Kültür Tedavisinin Avantajları Nedir?

Ortalama ömrün uzaması sebebiyle insanlar ileri yaşlarda da genç ve dinamik görünme endişesi taşımaktadır.  Yaşam kalitesindeki iyileşme bunu bir dereceye kadar sağlamaktadır. Allogenik fibroblast kök hücre tedavisi dermokozmetikte çok hızlı, mucize denecek kadar belirgin bir gençleşme ve iyileşme göstermektedir.

Derimizde fibroblastik aktivitenin azalması ile kolajen, elastin ve hyaluronik asit gibi proteinleri azalmakta ince çizgiler ve özellikle mimik bölgelerinde derin kırışıklıklar gelişmektedir. Yapılan çalışmalarda 20 yaşından sonraki her yıl vücudumuzun kolajen kapasitesinde % 1.5 azalma olduğu gösterilmiştir. 40 yaşında bu oran yaklaşık % 30’luk kolajen kaybına ulaşır. Özellikle cildin güneş gören bölgelerindeki fibroblastlar, güneş ışığındaki radyoaktiviteyle daha hızlı bozulur ve sayıları azalır. Alloblast sonrasıDerimizde fibroblastik aktivitenin azalması ile kolajen, elastin ve hyaluronik asit gibi proteinleri azalmakta ince çizgiler ve özellikle mimik bölgelerinde derin kırışıklıklar gelişmektedir.

Sonuçta fibroblast kaybının ilerlemesiyle cildin genç görünümü ve diriliği kaybolur; cilt çöker, sarkar ve derin kırışıklıklar oluşmaya başlar. Bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için cilde görevini doğru yapan allogenik fibroblastlar vermek gerekir.

Allogenik Fibroblast Kültür Tedavisinin Otolog Fibroblast Tedavisine Avantajları Nedir?

Alloblast kültürü tedavi yöntemi ile canlılığı yüksek, serolojik testlerden geçirilmiş ve güvenilirliği kanıtlanmış milyonlarca fibroblast tek bir seansta kolayca istenilen bölgeye mezoterapik bir uygulama yapılarak kolayca enjekte edilir ve hemen gözle görünür  belirgin bir gençleşme sağlanır. Otolog fibroblast uygulamalarında ise kulak arkasından alınan materyel kişinin kendi dokusu olduğundan fibroblast aktivitesi düşüktür. Bu doku fibroblastik aktiviteyi yüksek oranda kaybettiğinden kişi en az 4 kez ardarda uygulama yaptırdığı halde belirgin bir gençleşme yaşayamaz. Otolog fibroblast uygulaması için deri alınması kolay bir işlem değildir; acı, ağrı, enfeksiyon ve iyileşmesi güç bir cerrahi iz gibi komplikasyonları da içerir.

Allogenik Fibroblast Hücre Tedavisinin Kullanıldığı Alanlar Nelerdir?

Estetikte (midface, marionet, nazolabial oluklar, dudak üstü sigara çizgileri, yanak sarkması), kırışıklık giderme ve cilt sıkılığını arttırma amaçlı uygulamalarda, cilt çatlaklarında, doku kayıplarında, kapanmayan yaralarda, akne izlerinde, suçiçeği izlerinde sıklıkla kullanılan tedavi yöntemidir. Saçlı bölgeye mezoterapik olarak uygulanarak saçların arttırılması da allogenik fibroblast kök hücre enjeksiyonu ile sağlanır.

20 yaşından sonra her insanda fibroblast hücreleri azalmaya başlar, kırışıklık ve sarkmalar meydana gelir. Cilde enjekte edilen  fibroblast hücreleri uygulandıkları bölgede amaca yönelik faaliyete geçerek kollajen ve elastin üretimi yaparlar. Ciltte kuvvetli bir anti-aging aktivite yani yaşlanmayı önleme etkisi gösterirler; cildi sıkılaştırıp gençleştirirler, saç miktarını arttırırlar, akne izlerinin daralarak silikleşip kapanmasını sağlarlar.

Etkisi Ne Zaman Görülür?

Enjeksiyondan hemen sonra etki hızla görülür. Allogenik fibroblastların hedef bölgeye  yerleşip, elastin ve kollajen üretmeye başlaması ve cildin yavaş yavaş diriliğini kazanması  enjeksiyondan sonra 4-6 haftada nihai sonuca ulaşır.

Ciltteki İyileşme Ne Kadar Sürer?

Allogenik fibroblastlar  en az 4-5 yıl görevini yapar ve cilt genç kalır. 4-5 yıl sonra tekrar aynı işlem uygulanabilir.

İnsanoğlunun varoluşundan bu yana  en büyük hedefi genç kalmak ve yaşam süresini uzatmak olmuştur. Pek çok farklı bitkiden elde edilen karışımın binlerce yıl önce tedavide kullanıldığına dair bilgiler mevcuttur. M.Ö. 1534 yılına ait olduğu düşünülen bir papirüste ölümsüzlüğe ulaşma yollarının anlatıldığı bilinmektedir. İnsanoğlunun bilinç altındaki genç ve güzel kalma isteği bugüne kadar tıp biliminin estetikte ileri bir noktaya gelmesinin itici gücü olmuştur.Dünyada doku mühendisliği büyük bir hızla ilerlemiştir. Laboratuvar ortamında insan kök hücrelerinden dokular ve hatta üç boyutlu organlar üretilebilme noktasına kadar gelinmiştir. Alloblastlardan genç bir doku üretilmesi estetikte natural yenilenmeyi sağladığından ameliyatsız cilt germe ve gençleştirme gibi uygulamalarda sıklıkla tercih edilmektedir.Kök hücreler bölünme ve farklılaşma özelliklerine göre 3 çeşide ayrılırlar.:

1. TOTİPOTENT KÖK HÜCRELER

Bildiğimiz gibi memeliler için hayat zigot (spermin yumurtayı döllemesiyle oluşan tek hücre) ile başlar. Bu hücre totipotent bir hücre; yetişkin bir organizmanın meydana gelmesi için gereken tüm fonksiyonları taşımaktadır. Bir totipotent hücre; tek başına bir canlıyı oluşturabilme özelliğini 4 gün boyunca korur. Totipotent hücreler, etik nedenler sebebiyle tedavide kullanılmazVücudumuzda bulunan ve kendisi hariç başka bir hücreye dönüşme yeteneği olmayan hücrelerin, laboratuvar ortamında çoğaltılarak; eksik olan bölgeye verilmesine otolog hücre üretimi adı verilir.

2. PLURİPOTENT KÖK HÜCRELER

Embriyonik kök hücre, blastosistin iç hücre kitlesinden elde edilen pluripotent özellikteki hücrelere denir. Bu hücreler 3 embriyonik germ tabakasına farklılaşma yeteneğine sahiptir. 3 germ tabakası bir yetişkindeki 220’den fazla hücre tipini oluşturmaktadır. Pluripotent hücreler, yetişkinlerde multipotent hücreler (örneğin kemik iliğinde) olarak bulunabilirler ancak bu hücrelerin farklılaşma yetenekleri son derece sınırlıdır. Farklı hücre tiplerine dönüşebilme yetenekleri sebebiyle estetikte en önem verilen konulardan biri de embriyonik kök hücre araştırmalarıdır.

3. MULTİPOTENT KÖK HÜCRELER (SOMATİK)

Yetişkin kök hücreler, daha çok nereden elde edildiyse o organa veya dokuya dönüşebilme yeteneğine sahiptir ve bunlar multipotent kök hücreler olarak adlandırılır. Multipotent kök hücreler; ölen ya da hasar gören hücreleri yenileme özelliğine sahip farklılaşmamış hücrelerdir. Kemik iliği, kas, göz, sinir, karaciğer ve deri gibi dokularda bulunurlar. , Multipotent kök hücrelerin bölünüp kendilerini yenileyebilme özellikleri vardır. Yetişkinde her organ ve dokuda aynı sayı ve potansiyelde multipotent kök hücrelere rastlanmaz. Tedavi alanında kullanılan asıl kök hücre grubunu multipotent kök hücreler oluşturur.
  • Mezenşimal Kök Hücreler :  Mezenşimal kök hücreler; kullanım kolaylığı sebebiyle penis sünnet derisi başta olak üzere  yağ dokuda, kemik iliğinde, kordon kanında bulunan; kendilerini yenileme, farklılaşma ve özellikle doku onarım kapasiteleri çok yüksek olan kök hücrelere verilen addır. Mezenkimal kök hücreler bağ dokularda bulunur; bu kök hücreler bulunduğu dokudan hasarlı bir dokuya geçip tamir ve gençleştirme yapabilmektedir. Başka dokularda da hasar varsa o bölgeyi bulabilme özelliğine sahiptirler.
  • Adipoz Doku kök Hücreleri :  Adipoz doku kök hücreleri (ASC); insan yağ dokusunun vaser liposuction yöntemiyle alınması ve laboratuar ortamında özel tekniklerle izole edilmesiyle elde edilir. Pek çok özellikleriyle kemik iliğinde bulunan mezenşimal kök hücrelere benzerler. Laboratuvar ortamında, insan adipoz kaynaklı kök hücrelerinin kemik, kıkırdak, yağ ve kas hücrelerine farklılaşabildiği gösterilmiştir. Yağ kaynaklı kök hücrelerin estetikte cilt gençleştirme ve ameliyatsiz yüz germede kullanılabildiği ve başarılı sonuçların alınabildiği birçok bilimsel literatür ile kanıtlanmıştır.
  • Kök Hücreler vücudumuzdaki bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Bir organda pek çok farklı hücre bulunur. Kök hücreler doku veya organlarda bulunan hücrelerden zarar gören olduğunda; o hücreye dönüşerek organ ve dokuları tedavi eder. Sınırsız bölünebilme yetenekleri vardır. Kök hücreler aslında sürekli aktif halde tüm vücudumuzun yenilenmesini ya da gereken bölgelerin tedavisini sürekli sağlamaktadır. Toplu halde belli bir bölgeye yöneltilirse o bölgenin iyileşmesini sağlar.
    Kök Hücreler; 
    • Uygun bir büyüme ortamında çoğalır.
    • Sınırsız çoğalma yeteneğine sahiptir.
    • Hedef hücrelere dönüşerek doku ve organları tedavi eder.
    • Kendilerini yeniler ve kendi hücre topluluklarının devamını sağlar.
    • Vücudun bir yerindeki zedelenmeyi takiben buradaki dokuyu onarabilme ve işlevsel hale getirebilme potansiyeline sahiptir.

Bize Ulaşın